Film, sadece klasik bir spor filmi değil; aynı zamanda tutkunun, deliliğin ve Amerikan rüyasının çarpıcı bir karakter çalışmasıdır. Marty’nin zaferi değil, “başarıya ulaşma arzusu” filmi yönlendiren ana güçtür. Marty Supreme, 1950’lerin New York’unda geçen sıra dışı bir spor hikâyesidir. Film, küçük bir ayakkabı dükkanında çalışan ama büyük hayalleri olan Marty Mauser’ın (Timothée Chalamet) hayatını takip eder. Marty, çevresindekilerin pek önem vermediği bir spor olan ping-pong (masa tenisi) ile dünyada başarı ve saygı kazanmanın peşine düşer. Ancak bu yol, heyecan, delilik, aşk, hırs ve absürt maceralarla doludur.